Ana içeriğe atla

BAŞKA YERDE YOK

Değil sadece türkiye'de, dünyanın bir çok ülkesinde ve hatta amerika'da yaşayan milyonlarca insan, aşağıdaki amerikan doları küpürlerinden habersiz.
Dünya üzerinde mesleği bankacılık olan milyonlarca insanda habersiz.
Ama siz, sitemin değerli sakinleri olarak bu ayrıcalığı yaşamayı hakkettiniz.
Buyrun, hep beraber bakalım.

500$ var mıymış ? Evet gördüğünüz gibi varmış.
1918 serisinden. Ön yüzünde portre görüntüsü John Marshall'a ait.
Arka yüzde ise,1541'de Mississippi'nin keşfi ilüstre
edilmiş.

Yukardaki fotoğrafta 1000$' lık amerikan banknotunu görüyorsunuz. Ön yüzde Alexander Hamilton, arka yüzde ise sadece bir kartal.
Herhalde milletlerin üzerine bir kartal gibi sıçrarızı mı ima etmek istemiş tontoşlar,ne anlatmak istemişlerse artıkın.

Yavaş yavaş çıta yükseliyor farkındaysanız, yukarda da 5000$'lık ABD banknotu görüyorsunuz.
5000$'lık ABD banknotunun ön yüzünde James Medison.
Arka yüzde, George Washington'un , komisyondan istifası resmedilmiş.

Da daam ! 10.000$. Manyak bi şey olsa gerek. Tek bir banknot ve onbin amerikan doları. İyi para doğrusu. Ön yüzde on bin dolara yakışan bir isim, Salmon P.Chase isimli bir kardeşimiz. 1861-1864 yılları arasında yani üç yıl boyunca,Amerika Birleşik Devletleri'nde hazineden sorumlu genel sekretermiş. Sonra da işte böyle meşhur olmuş adam.Paraya da resmini basmışlar. İyi yapmışlar.

Bismillahirrahmanirrahim.O ne ? 1'in yanında 5 tane sıfır. Yazıyla,yüzbinamerikandoları. Vaaay be derim ben buna. Ön yüzünde Wilson Amca. Lisedeki tarih dersinde okuduğumuz meşhur Wilson İlkelerinin sahibi zat. Rivayete göre, Halide Edip'le, Atatürk'ün bile arasının açılmasına sebep olmuş ilkelerin sahibi Wilson Efendi.
Kendisiyle bir görüşmem olmadı, ama akıllı adammış ki 100.000$' ın üzerine çaktırmış fotoğrafını.
Afferin wilson amca, seni yanaklarından öpüyorum ve çüşünüz yani diyorum. Yüzbin dolar. Zaten Hazine Dairesi buna bir de "altın sertifika" diyor. Arkası da sarımsı turuncumsu garip bir renk zaten.
Helal diyiim, ne diyiim.
Selametle...
5 yorum

Bu blogdaki popüler yayınlar

ERKEKLERİN KADIN ZAFİYETİ VE ANNE OĞUL İLİŞKİSİ ( II )

Bir önceki yazımızda, annelerin oğullarına düşkünlüğünün sebeplerini araştırmıştık. En önemlisi ; aynı düşkünlüğün babalar ile kızları arasında neden olmadığı üzerinde durmuştuk.
Altını önemle çizmekte fayda var.
Elbette ki amacımız, babaların kızlarına düşkün olmadığı gibi saçma bir düşünceyi savunmak değildir. Hattâ bu görüşümüzü de şu ifadelerimizle vurgulamıştık :

Ve kim bilir belki de, kızına, bir annenin oğluna duyduğu bağlılıktan daha yüksek şiddette bağlı olan babalar da vardır…
Zaten okurlarımızdan gelen yorumlarda bir nokta özellikle vurgulanmıştı.

O nokta şuydu : babalar da kızlarına çok düşkündür ancak belli etmekten çekinebilirler.
Bu görüşe katılıyoruz.
Ancak bizim vurgulamak istediğimiz bu gerçekliğin dışındaki başka bir husustur.
Söylemek istediğimiz, annelerin oğullarına olan düşkünlüğünün sıklığının ve derecesinin, babaların kızlarına olan düşkünlüğünün sıklığından ve derecesinden fazla olduğudur.
Birbirinin muadili (dengi) bir düşkünlük değildir bu düşkünlük.
Dikkat ediniz,…

DAMAR ÇATLAMASI VE OLASI SONUÇLARI

Ortalama bir insan bedenindeki kılcal damarların toplam uzunluğu 40 bin kilometre civarındadır. Tam da ekvatorun çevresinin uzunluğuna eşit. 
‘Her insan ayrı bir dünya’ sözüne ne kadar da denk düşüyor bu sayısal tevâfuk. 
Yani vücudumuzun her yerinde kılcal damarlar var dersek, mübâlağa etmemiş oluruz. 
Sadece kılcal da değil. Bunun toplardamarı var, atardamarı var. Kirli kanı taşıyanı var, temiz kanı taşıyanı var. 
Hepsinin yanında tıp kitaplarında adı geçmeyen bir de ar damarı var. 
Bilimsel ve akademik tıp ne kadar terakkiperver bir seyir izlerse izlesin, ar damarının insan bünyesindeki yeri tam olarak tespit edilememiştir. 
Hoş bunu tespit etmek için hassaten bir çaba gösterildiği de söylenemez ya. 
İnsan vücudunda bulunan toplar, atar ya da kılcal damarlarda görülen marazi bir durum, sözgelimi bir damar çatlağı, üzerinde taşındığı bünyeyi hastalığa dûçâr eder.
Tedavi edilmezse, hastalık sahibine ciddi zararlar getirebilir. Ancak önemlidir ki; insan vücudundaki yaşamsal da…

HADİSE AYNI ANDA HEM ÖNDEN HEM DE ARKADAN VERMİŞ !

21 Haziran 2014 tarihli      milliyet.com.tr      nin  aşağı sayfalarına indiğinizde bir başlık göreceksiniz. Şarkıcı Hadise'nin kastedildiği haberin başlığı şöyle:   "Seksi şarkıcının talihsiz anları."
Hatta  gazetemiz Milliyet, “talihsiz anları” ifadesinin altını bile çizmiş. İhtimâldir, haberi hazırlayanlar   Hadise adına çok üzülmüşler. Öyle ya, talihsiz anlar dediklerine göre…
Devam edelim; haberin metni şöyle :
"Dar, mini bir elbise giyen şarkıcının dans ederken hem önden hem arkadan verdiği frikikler ise talihsiz bir iş kazası oldu. " (Anlatım bozukluğu, haber metnini yazana aittir)
Vay be, sen hem dar bir mini elbise giy, yetmezmiş gibi hem önden hem de arkadan ver. Frikik de olsa, vermek zor iş. Hem de aynı anda. Zaten olayın hukuki bir boyutu da var . Niye mi?
Çünkü gazetemizin haberine göre yaşanan olay bir iş kazası. Tabii iş güvenliği uzmanları o esnada saz mı çalıyorlarmış, yoksa  ayva bahçelerinde elma toplama işleriyle mi meşgullermiş bilinmez.
Benim …