Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Merter kardeş, diyalog hâlinde olduğum tek entelektüel arkadaşım

Şu aralar yoğunum biliyorsunn, kozlarımızı buradan paylaşacağız:)
Senin için yorumlara da açacağım.
Anonim yorumlara. (açtım bile, tıkla alttaki yorum kısmını göreceksin)
Sen müktesebini bi kullan hele...
(Müktesep, yani iktisap edilmiş, kazanılmış hak)
Etimolojisi budur yaaa

Hassaten, dalla morenoya da fazla teveccüh etme.
O kim mi?
Bak tam karşında...Şimdi benim için bi şey yapp..Şu yazıyı okuduktan sonra, sor ona, DALLA MORENO kimdir diye?
Hemen kendini belli edecektir...:)
Yok ben sabredemem hemen öğrenmek istiyorum diyorsan, seninle anılarda bir yolculuğa çıkalım.
O zamanlar daha bekârdı bizim DALLA MORENO...
E hadi önce burayı tıkla o zaman...
3 yıl önceye, aralık 2005' e dönelim hele.
Hadi sabrın sonu ile

Not: Ayrıca senden özel bir ricam var, Engin'i bi çağır bakalım, şu solda gördüğü siyah-kırmızı bayrak onun için ne ifade ediyor diye bi sor Allahaşkına.
Bizim Engin yaaaa, nam-ı diğer Engin Abi...
Engin Şengül'den bahsediyorumm.

Matematik Dersindeki Başarısızlığın Temel Sebepleri -1-

Baris Manco - Done...
Matematiğin ne kadar önemli olduğunu söylemek için matematik bilmeye gerek yoktur.

Eğitim düzeyi ne olursa olsun, herkes bilir ki, doğa ya da sosyal bilimler olması fark etmez, matematiksel verilerden faydalanmayan bir bilim dalı yoktur.

Onbeş yılı aşkın süredir matematik dünyasıyla içli dışlı olan birisi olarak üzüldüğüm önemli bir noktaya temas etmekte yarar görüyorum.

Yaşı kaç olursa olsun, herhangi birisiyle tanışıyorum ve sözgelimi birkaç saat sohbet ediyorum. Diyelim ki konu derslerden açılıyor ve nihayet matematiğe geliyor.

Karşımdaki kişi, öğrenci ya da yetişkin olsun, üç aşağı beş yukarı aşağıdaki cümlelerden birini mutlaka kuruyor.

Ben matematikten hiç anlamam, okuldayken de zaten matematiğim kötüydü, tarihim falan iyiydi ama matematikten hep zayıf alırdım, hoca bana takmıştı, bizim öğretmen iyi anlatmıyordu, bir türlü sevemedim şu dersi…

Artık klişe olmuş yukarıdaki cümleleri duymayanımız yok gibidir. Gelelim üzüldüğüm noktaya.

Bazen öyle kimselerle karşılaşıy…