Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

AğA_____________bEy

flash flash flash...son dakika haberi

Fondaki siyah ince çizgi nedir ?

O ne ?

Yeni açılan İstinye Park' tan özgürce alışveriş yapabiliyor musunuz?

İstinye Park, bağışla beni.

Sana gıcıklığımın sebebi; daha sen inşaat hâlinde iken, Sarıyer-Maslak hattında işine gücüne giden İstanbullulara, hassaten sabahları yaşattığın trafik işkencesi değil.

Asıl sebep, ne yazık ki halkımın büyük çoğunluğunun sırf merak için, bir kısmının turistik seyahat için, kimisinin karı kız kesmek, kimisinin de gezi amacıyla seni ziyarete gelmesidir.

Genelde dünya ve özelde de Türkiye iktisadi bir buhrandan geçiyorken, gelir dağılımında adaletsizlik artık olağan hâle gelmişken, kaç insanımız gelip senden rahatlıkla alışveriş yapabiliyor anlamış değilim.

Gelir dağılımında adaletsizlik dedim ama, Prof. Osman Altuğ hocamın dediği gibi, ‘artık gelir dağılımında da adaletsizlik yok, çünkü artık dağıtılacak gelir yok!’

Bu arada, sen nasıl alışveriş merkezisin anlamadım.

Benim bildiğim merkez, çemberin merkezi gibi olmalıdır.

Yani merkez denilen şey, tıpkı çemberdeki gibi çevresindeki her noktaya eşit uzaklıkta olmalıdır.

Sense güya merkezsin.

Peki çevrendeki herkese uzak…

Ben aldım çocuk bayramını, içini de ağzına kadar neşe doldurdum. Sahi karışan da olmadı. Hem de İstanbul'un göbeğinde, hem de bir kaç saattt

Kardeşimmm bugün 23 Nisan değil mi?
Ne yapmalı, çocukluğunu yaşamalı, özgür olmalı.
İyi de yılın diğer 364 gününü de çocuksu bir mutlulukla yaşayanlar ne yapacak?
Nasıl bir fark yaratacak ki, bugünün 23 Nisan olduğunu hissetsin?
En iyisi sağlam bir oyuncak almak.
Lego olabilir mi?
Olur.
Ancak bu ülkenin çocukları Lego denilen harika oyundan nasiplerini alamasın ve muasır yaşayan diğer kavimlerin çocuklarından geride kalıp, onun yerine armut toplamayı öğrensin diye, fiyatları fahişe. Pardon fahiş... Onun yerine gittim aldım kendime bir 23 Nisan hediyesi.
Güzel bir bisiklet.
Kâllâvi mi kâllâvi.
Bugün akşam saatlerinde, İstanbul/Eminönü/Yenicami'nin az ilerisindeki açık, alabildiğince büyük, geniş ve özgür meydanda, bisikletli birisi vardı !
İlk sürüşlerini yapıyordu!
Deliler gibi de keyif aldı. Madem 23 Nisan'dı...
Eh 110 kg.'yı taşımak için çok özel bir düzenek gerekiyor değil mi?
Sağlam bir bisiklet olmalıydı.
Son tahlilde, yirmiüçnisanımız, yirmiüçnisanlarımız, yirmiüçnisanım kutlu, m…

teshqiulat sokaklarda

Teshquilât ımızın değerli azalarından Aydın.
Last Castle diyorum baskaca da birsey demiyorum Aydıncığım.
Sabrın sonu ile dostum

Hımmm, neler oluyorrr oradaaaaa?? sen en iyisi fotoğrafı tıkla

Neler olduğunu anlamış değilim.
Doğayla iç içe bir çekim esnasında karşılaştığım bir hadise.
Böyle göründüğüne bakmayın, otların arasından farketmek zor oldu.
Zaten farkeden de ben değildim.
Bir arkadaşımızdı.

Diyeceğim o ki; sürekli doğa fotoğrafları çeken biri için belki de sıradan bir enstantane.
Ancak benim için, en azından şimdilik öyle sıradan bir kare gibi görünmüyor.
Şimdi bu görüntüyü, Oğuzhan'a gönderdim.
O bu fotoğraf işinden gayet iyi anlar.
Gelen bilgileri size aktaracağım.
Allah'ım ödül mödül alır mıyımmmmm??

Belki de çok sıradışı bir karedir...
Bekleyelim.
Sabrın sonu ile
Fotoğraf sanatçısı Oğuzhan Berk'in objektifinden, bir iç mekân çekimi