Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ŞİMDİ MUTSUZSUN AMA YAŞLANINCA HER ŞEY DÜZELECEK ÖYLE Mİ?

1970’li yıllarda, 1940’larda çocuk olmak gibi bir şeyden bahsedilmezdi. Örneğimizi değiştirebilirim, 1950’lerde de 1930’lar da çocuk olmak gibi bir konu tartışılmamıştı. Peki neden 2000’li yıllarda bulunduğumuz şu dönem, 1980’ler de çocuk olmak gibi bir şeyden bahsedip, nostaljik öğeleri ön plana çıkarıyoruz?
Sadece bahsetmekle kalmıyoruz, o dönemi sempatik bir duygusallıkla alaya alıp bazı tercihlerimize gülüyoruz, bazıları ise bizleri duygulandırıyor. Adile Naşit’li uykudan önceler, Yakkari, Clémentin isimli çizgi filmler, dizkapaklarımızda yaraları kabuk bağlatan mahalle oyunlarımız ve daha yüzlercesi…Bitmedi.
1980’li yıllarda izlediğim bilim kurgu filmlerin başını hatırlıyorum. Yıl 2012 ya da yıl 2014 diye başlardı ve o tarihler bizler için ulaşılmaz gelirdi. Hepimiz iyi biliyoruz ki, o dönemler filmlerde bilim kurgu olarak bizlere sunulmuş fantastik teknolojinin çok da ilerisini yaşıyoruz şu sıralar. O filmlerin senaristlerinin bile hayal güçlerini zorlayacak imkân ve değişimlere s…

MISIR DA SONUN BAŞLANGICI BUGÜN, ONBİNLER SOKAKLARDA

Bugün Mısır için önemli bir gün.
Görünürde belki sadece Mısır için ama aslında Arap dünyasındaki diğer diktatör ya da kukla liderler açısından da önemli bir gün. Çünkü Mısır sembol bir ülke.
Sembol bir ülke, çünkü Mısır ordusu Arap ülkeleri içerisinde en güçlü orduya sahip.
Arap ülkeleri içerisindeki en güçlü orduya sahip Mısır ordusu, halkın hiç de istemediği lider Hüsnü Mübarek’i ne yazık ki destekliyor. Baskıcı liderle ordu, emniyet ve istihbarat teşkilâtı kol kola…
Buna rağmen Mısır halkı, 30 yıllık baskıcı Hüsnü Mübarek’in ordusundan da, polisinden de çekinmiyor.
Önceki günkü gösterilerden sonra bugün meydana gelecek olaylar, şu ana kadar yaşanmış en geniş kitle hareketi olarak tarihe geçecek gibi görünüyor.
Özellikle Mübarek’in en büyük rakibi, aynı zamanda da Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun eski başkanı Muhammed El Baradey’in dün akşam Viyana’dan hareket edip Mısır’a gitmesi, gösterilerin tansiyonunu daha da yükseltecek.
Mübarek kendince tüm güvenlik önlemlerini almış ve gösteri…

TUNUS'TAN SONRA, ÜRDÜN'DEN ÖNCE, SIRADAKİ ÜLKE : MISIR

Halkının tepesine balyoz gibi inmiş ve hak ihlâllerini meşrulaştırıp on yıllar boyunca zulümle ayakta kalabilmiş birçok diktatör ve rejim görmüştür dünya.
Peki en sonunda ne olmuştur? Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olmuştur.
Bu diktatörlerin ve rejimlerin hiçbir zaman dikkate almadığı ilahi adalet denilen şeyi hepimiz biliyoruz.
Ayrıca bir husus var ki; ilahi adaletin cisimleşmesini hiç de planlanmamış şekilde tetiklemiştir. O da teknolojik gelişmedir. Genelde teknolojik gelişmeyle kastettiğim şey, özelde facebook, twitter, mail grupları ve başta internet olmak üzere elektronik ortamdaki diğer iletişim şekilleridir.
Tunus’a bakalım.
23 yıllık Zeynel Abidin bin Ali iktidarı bir halk ayaklanmasıyla devrildi. Devrik lideri ise Suudi Arabistan’a kaçtı…Suudi Arabistan’ın kendisine kucak açmasının ilginçliğini şimdilik bir kenara bırakalım. Çünkü yıllarca ülkesinde Müslümanlara zulmün kralını uygulayan devrik Tunus liderine, Suudi Arabistan gibi bir İslam ülkesinin kol kanat germesi durumu, …

ULVİ CEMAL ERKİN

Ortaokulda müzik hocamız ödev verirdi. Ünlü bestecilerimizin hayatlarını ansiklopedilerden araştırıp yazardık.
Ulvi Cemal Erkin ismini ilk o zaman duymuştum ama öyle internet minternet olmadığından sadece kuru kuruya okuyup yazmıştım. Şimdi her fırsatta eserlerini dinliyorum.
Aşağıdaki notalar kendi el yazısıdır.
Tüm yapıtları icra edilmiş tek Türk bestecisi olan Ulvi Cemâl Erkin, 1972 yılında hayatını kaybetmiştir.






































Aşağıdaki videodan, ünlü eseri Köçekçe'yi mutlaka dinleyin. Sabrın sonu ile...

FACEBOOK DAN GİRİP İSTİNYE PARK ALIŞVERİŞ MERKEZİ'NDEN ÇIKMAK

Ara ara geçmiş yıllardaki yazılarımı üçüncü şahıs gözüyle okurum. Herhangi bir konuda eskiden ne söylemişim, bugün ne düşünüyorum diye kurcalarım. Şâyet düşünce haritamda bir sapma ya da değişme olmuşsa, bu değişimin sebebi üzerine de ciddi ciddi kafa yorarım.
Meselâ, hangi konu olursa olsun, önümüzdeki dönemlere ait çıkarım yapmak ya da varsayımda bulunmak cidden zor bir iştir. Ahkâm keserken kolaydır da, bir süre sonra madara olmak da vardır işin içinde. Konu hakkında yeterli bilgi sahibi değilseniz baltayı taşa vurma olasılığınız oldukça yüksektir çünkü.

Bu açıklamaları yaptıktan sonra hiçbir zorunluluğum olmadığını bilmeme rağmen, siz okurlarıma bir konuda özeleştiri vermek istiyorum. Yani şu ana kadar altına imza attığım yüzlerce köşe yazım arasında bir husus var ki üzerinde birkaç cümle tüketmem gerekiyor.

O da facebook konusudur. Facebook konusundaki kehanetimin nasıl da berhava olduğunu gelin hep birlikte okuyalım. Facebook çılgınlığının ülkemizi sardığı 2007 yılıydı. ‘Evlenip ba…
Şimdilerde İstiklâl'de yeni trend yukarıdaki şekilde kesilmiş helezonik patates kızartmaları...Ben yiyemedim tabii. ***Düzeltme: Didem'in söylediğine göre,  yukarıdaki manzara yaklaşık 6 aydır zaten varmış. Yani benim yeni dediğim şey, aslında aylardır varmış. Olur böyle hatalar....17/01/2010**09:15***


pozisyon süper
   Şüphe yok;   zero bana ait...

Sirkeci dedin mi  DURACAKSIN
   Sanat  her yerde

Devlet Opera ve Balesi'nin 50nci Kuruluş Yılı Kutlaması

Gecikmeli yazıyorum farkındayım ancak yapılabilecek başka bir şey yok.
Ancak fırsat buluyorum.
24 Aralık 2010 Cuma akşamı Banu'yla birlikte Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi'nin koltuklarındaydık.
Devlet Opera ve Balesi'nin 50nci Kuruluş Yılı kutlaması çerçevesinde düzenlenen gece hiç şüphe yok muhteşemdi.
Özellikle Ulvi Cemal Erkin'in Köçekçesini onlarca kez dinlesem bıkmazdım.
Zaten sağolsun youtube bu ihtiyacımı sonrasında bayağı bir giderdi.
Uzatmadan; gecenin davetiyesinde Kültür Bakanı Sn.Ertuğrul Günay'ın himayesinde yazıyordu ama ne yazık ki kendisi ortada yoktu.
Daha sonra basından takip edemedim ancak herhalde katılamamasının çok çok geçerli bir mazereti vardı diye düşünüyorum.
Hıncal Amca ve daha bir çok ünlü isim oradaydı.
Fotoğraf çekmek mümkün olmadığından cep telefonundan kaçak bir şekilde yukarıdaki iki kare görüntüyü alabildim.
Bu arada cep telefonum çok kaliteli olmadığından görüntüler de abuk çıkmıştır.
Bilginiz olsun.



Biraz dinlenmek lâzım gelir...
Özge...

TÜRKİYE'DEKİ ÜNLÜLERİN HANGİSİ APTAL ?

Oturup kalkıp Avrupa ya da Amerika Birleşik Devletleri’ndeki hak ve özgürlüklerden dem vuranlarımız vardır.

Çoğu zaman çok önemli adamlarımızın bile, toplumsal içerikli bir konuda açıklama yapmadan önce
‘bakın Amerika bu işi seneler önce nasıl hâlletmiş?...diye başlayan cümleler kurduğunu hepimiz biliriz.

Ancak hiçbir zaman biri çıkıp, kral çıplak, yani Amerika nerede, Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullar nerede? demez.

Hiçbirimizin gelişmiş ülkelerdeki refah seviyesine, düşünce özgürlüğüne, kişi başına düşen milli gelire hayır demeyeceğini biliyoruz.

Hatta bu konularda, başaramasakta, sürekli onları örnek alıyoruz.

Sadece o konularda mı?

Hayır tabiî ki.

Bizim ünlülerimiz de, film festivallerinde üstü açık arabalarda halkı selâmlamıyor mu?

Selâmlıyor.

Yabancı televizyon dizileri, bazen aynıları, bazen de benzerleri yapılarak güzel ülkemizin televizyonlarında yayınlanmıyor mu?

Yayınlanıyor.

ABD ya da Avrupa orijinli yarışma programları aynen kopyalanıp, bizim ekranlarımıza yapıştırılmıyor mu?

Yapı…