Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ULUDERE, HÜKÜMET VE SONRASI

Son birkaç gündür duyduğumuz şehit haberleri, insanın canını yakmaya fazlasıyla yetiyor. Önceki günlerde bir astsubay evine giderken vurularak şehit edildi.

Dün ise Kayseri’de terörün acımasız yüzüyle bir kez daha yüzleşti Türkiye. Yine ocaklar söndü, yine canlar yandı. Uludere’de içinde çocuk denecek yaştakilerin de olduğu 34 sivil vatandaşın öldürülmesini elbette o bölgede kol gezen terör ikliminden bağımsız değerlendiremeyiz. Bunu şunun için söylüyorum; Türk Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları, Yunanistan sınırından Edirne’ye, çantalarında faturasız çay, kahve, tütün sokmaya çalışan (!) 34 tane Edirne’li köylünün üzerine bomba yağdırsaydı, hiç şüphe yok Türkiye ayağa daha farklı kalkardı.

Çünkü o bölgede Türk Silahlı Kuvvetleri’ne silah doğrultmuş ve terörist eylemler yapan bir örgüt yok. Tabii bunu söylerken, güneydoğu bölgesi zaten vukuatlı, o yüzden ne yapalım arada olur böyle hatalar demeye getirmiyorum. Ya peki ne söylemek istiyorum? Madem bir hata oldu, bunu açık yüreklilikle k…

DEVRİMCİ İSLAMCILAR, KÜRDİSTANİ İSLAM PARTİSİ VE MUSTAZAF-DER

1 Mayıs 2010’ da Taksim Meydanı’ndaydım ve orada olmam benim için önemliydi.
Çünkü hem fotoğraf arşivimi zenginleştirecektim, hem de 34 yıl aradan sonra yani kan banyolu 1977 1 Mayıs’ından sonra 1 Mayıs, Taksim Meydanı’nda ilk kez kutlanacaktı.


Kendi kendime ‘herhalde böyle bir ilkten sonra  1 Mayıs’ı bu kadar anlamlı kılan başka bir ilk   olay bir daha yaşanmaz’ diye düşündüğümü net anımsıyorum. Ancak 1 Mayıs 2012’ de ki gösteriler bu düşüncelerimi alaşağı etti.


Sosyal detaylarına şu kısacık yazımda girmem mümkün değil ama, meydanı boş bulan bu bazı sempatik ve antipatik grupların, 1 Mayıs 2012’ye biraz mübalağalı olsa da işçi ve emek bayramı dışında başka anlamlar yüklediği aşikârdı.


1 Mayıs’ın ideolojik argümanlarıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan sosyal yapıların, 2012 1 Mayıs’ında alanlarda olduğu kimselerin gözünden kaçmadı. Bunu ise şöyle yorumladım;


Bugüne kadar sesini tam olarak duyuramamış ya da varlığını hissettirememiş politik ya da apolitik örgütlenmeler, bütün basın y…

DENİZ GEZMİŞ, ARKADAŞLARI VE 5 MAYIS' IN SIRRI NEDİR ?

Her zaman söylüyor olmam, kendimi tekrar ettiğim anlamına gelmesin.
Fakat  rakamlarla sosyal  olaylar arasında zorlama ilişkiler kurup, esrarengiz sonuçlara ulaşma gayretinin, insanoğlunun doğasında olduğunu her zaman söylerim.
İhtimâldir; işin içine biraz gizem katılmasından kaynaklanır bu tutum ve arayışlar.
Pozitif bilimlerle bir ilgisi var mıdır?
Elbette hayır.
Ancak, bugünden tam dört yıl önce, 5 Mayıs 2008 tarihli  ve Milliyet Internet sayfasında yayınlanan ‘Deniz Gezmiş, arkadaşları ve 5-6  Mayıs’ın sırrı ne? ’  başlıklı yazımda, sayılarla ilgili sıradışı bulduğumu varsaydığım bir noktaya işaret etmiştim.
Neydi o yazımda işaret ettiğim nokta ?
Kısaca;
Marksizmin  kurucusu  Karl Marx  5 Mayıs 1818’ de doğdu.
Marksist dünya görüşünü benimseyip, idam sehpasında bile ‘yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi!’ diye haykıran Deniz Gezmiş ve arkadaşları ise ne tesadüftür ki,  5 Mayıs 1972 gecesi sabaha karşı idam edildi.
İdam edilen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının cezaevi arkadaş…