Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ALEMLERE AKILAN İSTANBUL'UN CUMARTESİ GECELERİ

Cumartesi gecelerinin kaderidir.

Yaz kış çok da fark etmez.
Özgür şehrin, tutsak gençleri geceye hazırlanır. Cumartesi gecesine.

Yarın upuzun bir tatil günü onları bekliyordur ve bu gece sırf bu gece olduğu için bir çok şeye gerekçedir.

Arabalarını daha gündüzden yıkatan genç adamlar,  özenle olunan saç sakal tıraşları.

Karizmatik görünmek için gösterilen insanüstü, erkeküstü çabalar.

Valeye verilmek üzere, daha ilk el atışta beklenilmeden çıksın diye  sol cepte hazır bulundurulan bahşişler.

En temiz, en yeni hâlleriyle kuşanılan  elbiseler.

Yer bulunabileceği bilinmesine rağmen  “hayatım yerimizi ayırttım” diyebilmek için rezervasyonu yapılmak zorunda olan masalar.

Baştan aşağı  bir tanrıçaya oynayan, tüm  cevherlerini ortaya döken  kadınlar.

Kuaförlerde  bakımın  şahikasında gezinen  genç bedenler.

Eau  de  toilette  Paris  kokan güzel kızlar.

Onlara  eksiksiz eşlik gayesiyle pırıl pırıl ayakkabılar ve bir o kadar da şık aksesuarlar.

Bu  âleme  akma  görüntüleri,  el âleme gösteril…

ASİMETRİK UYKU SAATLERİNİN EDEBİ ÜRETKENLİĞE ETKİSİ

Yazmak için bazen, vâkitlerden gece olmalıdır.
Aksi olursa, bir yazar iki cümleyi arka arkaya sıralayamaz. 
Çünkü bazı konular, bazı cümleler, bazı sesler size ilham olur. Ve bu ilham günlük yaşamın keşmekeşliğinde, patırtısında, insanların sizleri soktuğu cenderede hayat bulamaz. 
Çoğu kereler denemişimdir. İndirmişimdir panjurları, kavuşturmuşumdur perdeleri. Mutlak sessizliğin hâkim olduğu kitap kokan bir odada, gecenin atmosferini sunî olarak sağlamaya çalışmışımdır. 
Hayır başaramamışımdır. Gündüz olduğundan, ne bir yazı çıkmıştır ne de edebî derinliği olan bir tek cümle. 
Davulun sesi uzaktan hoş geliyorsa boşuna gelmiyordur. Ortalama on ya da on beş dakikada yenilen bir yemeğin, iki dakikada dinlenilip tüketilen bir şarkının vücut bulması hazırlık zamanlarıyla bilmem kaç saati, günü alıyorsa... Bir okuyuşta şiir gibi okuduğunuz bir yazı da, benzer şekilde meydana gelmiştir. 
Yazar, aslında bir avcıdır. Hem de kelimelerin avcısıdır. Her avcı gibi sessiz olmalı, derin…

GöNüL

Evlilik Programları