Ana içeriğe atla

HDP, Yenişehir Belediyesi'nin son marifetine ne diyecek?




15 Ekim 2015 Perşembe. Saat   ise   20:30 suları.  Bugünkü  yazımı   yazmak üzere  bilgisayarın  başına oturdum. 

Türkiye’de  olacağını  hiç  tahmin etmeyeceğim  bir   skandala ,  HDP  adlı  siyasi partinin  birkaç  saat  önce imza attığını  öğrendim haber sitelerinden. 


 Bir  yanlış olmalı, olamaz , seçim öncesi  iftira amacıyla  ya  da  ortalığı  karıştırmak isteyenlerce uydurulmuş  yalan haberdir  dedim önce.

Ama ne yazık ki öyle değilmiş.  Olay cereyan edeli  ise henüz bir  kaç  saat olmuş.

Ne mi olmuş?

 HDP ‘li  Diyarbakır  Yenişehir  Belediyesi,  Peygamber Efendimiz’e  hakaret  içeren  ve önceki  yıllarda dünyada  infiale yol  açan karikatürlerden birini,   Diyarbakır sokaklarındaki  billboardlara  astırmış bugün. 

Yanlış duymadınız, HDP’ li  Diyarbakır  Yenişehir Belediyesi, bu  rezalete   imza atmış ve  tepkiler üzerine  de  utanmadan, yanlışlıkla  koyduk demiş.

Şüphesiz, sayısı  milyonlara  varan  dindar  bir  kesim   de   var  Diyarbakır’da  ve  onlar  zaten gereğini  yapıp, reaksiyon gösterip,  o    iğrenç  sözde karikatürleri  hemen indirtmişler.

Abartmıyorum , hatta  anlattıklarımın eksiği var  fazlası yok.  Güya;  çocuk gelinlerle ilgili bir çalışma yaparken,  google  görsellerde  arama yapmışlar  ve   o  karikatürü görmüşler.  Sonra da  bunları  bastırıp  şehrin billboardlarına  astırmışlar.

Ama   olay sonrası, Diyarbakır  Yenişehir  Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü'nden yapılan  basın açıklamasına göre “ yanlışlıkla”  astırmışlar.  Çünkü  billboardlara  astırdıkları  hakaret içeren o  iğrenç sözde  karikatürün  Peygamber Efendimiz’e  ait olduğunu bilmiyorlarmış.  Tek taraflı yazmıyorum.

Alın size basın açıklamasını, noktasına, virgülüne dokunmadan,  kopyala yapıştır tekniğiyle aynen aktarıyorum:

Yenişehir Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele haftasına atfen yapılan billboard çalışmamız tamamen çocuk cinsel istismarını önlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmayı yaparken  Google'nin çocuk gelin sayfasının görsellerinde hiç bir amblem ve isim bulunmayan karikatür fotoğrafı seçilmiştir. bu fotoğraf seçilirken bazı  basın yayın organlarında yayınlanan ve iddea  edilen amaçlar düşünülmemiştir. fotoğrafın daha önce kullanıldığı belli kesim ve amaçlar bazı kişi ve kuruluşlarca iletilir iletilmez, yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermesinden ötürü bu billboard afişlerini kaldırma kararı aldık.Tüm kamuoyu ve halkımızdan özür diliyoruz.[1] denilmiştir.

HDP,     acaba    Türkiye’de  yaşayan  insanları  aptal falan mı sanıyorsun ?  Türkleri,  Kürtleri,  hepsini.  Sanırım  aptal  sanıyorsun.  Çünkü yalan söylüyorsun.

Bir  kere  google  görsellerde  “çocuk  gelin”  yazdığında , senin iddia ettiğin  gibi o  karikatür çıkmıyor. “child  bride” yani  İngilizcesini   yazdığımda  da  çıkmıyor. Yani  bu  söylediğin,  hem İngilizcesinden, hem  Türkçesinden  koca bir yalan… Çıkmıyor.

Velev ki  çıktı. İyi de,  oradaki, yani orijinal  karikatürdeki   İngilizce  metni  silip yerine Türkçe ifadeler koyduğunuzda  hiç  mi  fark etmediniz   o  sözde  karikatürün   Peygamber Efendimize  atfen  çizildiğini.

İlginç bir nokta var. Basın açıklamasını  bir  kez  daha okuyun, bir  şey  dikkatinizi  muhakkak çekecektir. Bu halkın en kutsal değerlerinden birine yapılan saldırı sonrası yayımlanan özür mesajında bile aslında  gerçek  niyetleri ortaya çıkıyor. Yukarıdaki altı çizili yerleri dikkat çekmek adına  ben çizdim.

Normal koşullarda;  yapılan bir hata büyültülerekpartimize bağlı bir  belediyenin, bu halkın en kutsal değerlerinden biri olan Peygamber Efendimiz’e  hakaret  ettiği gibi bir iftiraya  maruz kalıyoruz  şeklinde bir açıklama yapmaları gerekirken…

Nerdeee?

İddia  edilen amaçlar düşünülmemiştir…Daha önce belli kesimlerce başka amaçlarla kullanılmıştır…Yanlış anlaşılmalar…gibi ne anlama geldiği ve ne idüğü belirsiz bir yığın  zırva.
Bu kadar hikâye anlatacağınıza, biz  bu halkın kutsal peygamberine saygılı bir partiyiz deyip işin içinden tek cümleyle  çıkmak varken…Bunu söylemeye bile dilinizin varmamasını,  azınlığa yutturabilirsiniz ama ezici çoğunluğu kandıramazsınız.

En  çok  da  İslâmi  birikimi  olan, HDP’li  Altan Tan’ın  ne  diyeceğini, bu olayı nasıl  yorumlayacağını  merak ediyorum. Ve tabii ki  ona “kişi sevdikleriyle  haşrolacaktır”  diye bir hatırlatma yapmak istiyorum. 

HDP, kemiklerini  sızlatmadığınız bir, Bediüzzaman  Said Kurdî  kalmıştı. Onu da  son olayla başardınız.  Unutmayın, dîni  siyasete  alet etmek  ne kadar  çirkinse,  dinsizliği  de siyasete alet etmek o kadar  çirkindir.

Son sözüm;  alın   diyalektik  materyalizminizi, başınıza çalın.

Sabrın  sonu ile


[1] http://www.diyarbakiryenisehir.bel.tr/duyuru/5/BASIN_VE_KAMUOYUNA_DUYURULUR
Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye'nin yeminli düşmanları ve Türk halkının kurmay zekâsı

Bir tâcir.
Parmağı kesilse, yaraya nasıl müdahale  etmesi gerektiğini bile bilmeyebilir.  Ancak, ticâri  zekâsı sayesinde bir bakarsınız, özel  hastane  açmıştır.
Bu sâyede de, serum sistatin C’nin,  kreatinin klirensine alternatif olarak kullanılıp kullanılamayacağı konusunda bile yorum yapabilecek çok sayıda tıp doktorunun patronu olmuştur.
Bir  vatandaş.
Yüksek tahsilli olmayabilir.  Uluslararası ilişkilerde yüksek lisans derecesi de almamıştır.
Siyaset bilimi ile ilgili tarihî kitaplar okumamış, idâre hukuku konusunda hiç donanım sahibi de değildir.
Ama, ama !
Basireti, vizyonu, sezgileri, zekâsı, ön  görüleri, gözlem, sentez ve mukayese yeteneği sayesinde siyasî atmosferi koklamayı çok iyi biliyordur.
Bu sayede, memleketinin, ülkesinin, vatanının  dostunu,  düşmanını  çok iyi kavramıştır.
Yaşadığı ülkenin gerçek dostu kim, gerçek düşmanı kim?
Hain nedir, ekmek yediği kaba  pislemek nedir? Bunları cevaplamak için tereddüt duymaz. Hedefi on ikiden vurur.
Bu kişi hele bir de  yaşadığımız  coğr…

DAMAR ÇATLAMASI VE OLASI SONUÇLARI

Ortalama bir insan bedenindeki kılcal damarların toplam uzunluğu 40 bin kilometre civarındadır. Tam da ekvatorun çevresinin uzunluğuna eşit. 
‘Her insan ayrı bir dünya’ sözüne ne kadar da denk düşüyor bu sayısal tevâfuk. 
Yani vücudumuzun her yerinde kılcal damarlar var dersek, mübâlağa etmemiş oluruz. 
Sadece kılcal da değil. Bunun toplardamarı var, atardamarı var. Kirli kanı taşıyanı var, temiz kanı taşıyanı var. 
Hepsinin yanında tıp kitaplarında adı geçmeyen bir de ar damarı var. 
Bilimsel ve akademik tıp ne kadar terakkiperver bir seyir izlerse izlesin, ar damarının insan bünyesindeki yeri tam olarak tespit edilememiştir. 
Hoş bunu tespit etmek için hassaten bir çaba gösterildiği de söylenemez ya. 
İnsan vücudunda bulunan toplar, atar ya da kılcal damarlarda görülen marazi bir durum, sözgelimi bir damar çatlağı, üzerinde taşındığı bünyeyi hastalığa dûçâr eder.
Tedavi edilmezse, hastalık sahibine ciddi zararlar getirebilir. Ancak önemlidir ki; insan vücudundaki yaşamsal da…

BUGÜN AREFE ( Mİ ) ?

Arefe günü, müslümanlar için dini bayramlarımızdan, yani ramazan ve kurban bayramından bir önceki güne verilen addır.
Hatta duvar takvimlerinden, basın yayın organlarına kadar, ramazan bayramından bir önceki güne de arefe günü dendiğini biliriz.
Ancak, islam dinine göre, arefe günü, aslında yalnızca kurban bayramından bir önceki güne denir.

Yani, ramazan bayramından bir önceki güne denmez.
Yanlış duymadınız.
Biraz açarsak ;
İslam inancına göre, Mekke'nin güneydoğusundaki Arafat Dağı, Hz. Adem ile Hz. Havva'nın yeryüzünde ilk buluştukları yerdir.
Kurban bayramında ifa edilen hac ibadetinin tam olarak yerine getirilebilmesi için ise, hacıların Arafat Dağı'nda topluca ibadet etmesi ve tıpkı mahşer gününü yaşar gibi o an orada bulunmaları gerekmektedir.
Bunu da arefe günü, anlayarak, hissederek yapmaları gerekmektedir.(Arefe : kelime anlamı itibariyle, anladı, kavradı, bildi demektir)
İşte en genel anlamıyla, Allah'ı anlamak, kavramak, kendine yakın hissetmek, bilmek, anlamına ge…