Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bombacının tâziye evi ve bitti artık, geçti artık !

Filmlerde   görülen  klişe bir sahnedir.  Mağdur , şahit olduğu  olayın etkisiyle  şoka girmiştir.  Bu bir cinayet,  acıklı , trajik  bir  ölüm  olabilir.  Ya  da   mağdurun  bir yakınının  başına gelen  fecî  bir  hadise   de  olabilir.

O  esnada  onu  kurtarmaya  giden kişi ise,  mağdura  dönerek  ısrarla  “bitti  artık !  geçti  artık!”  şeklinde  cümleler  sarf  eder. Ama  boşunadır.  Mağdurun gözü  tek bir noktaya kilitlenmiştir.

Çünkü  hâlâ  yaşadığı olayın şokundadır. Travma  geçirmiştir   ve   ona   göre  dışarıdan  gelen  herkes   ona muhakkak  zarar verecektir. Kendini  savunmalı, ona  şefkat eli uzatan kişiyi bile kendisine yaklaştırmamalıdır.  Travma yaşayan kişi , şokun etkisiyle  kendisini kurtaran kişiye bile saldırabilmektedir.

Kurtarıcının  son çaresi;  mağduru  kendine  getirmek  ve  yaşanan kötü olayların  bittiğini  fark   ettirmek  için  bir,  bazen  birkaç   tokat  atmaktır…

Bugünkü  yazımda,  31 Temmuz 2015  tarihli  bir  yazıma  hatırı  sayılır bir  atıf yapac…

Yılan yılandır

Bulaşıcı Zika virüsü ve taşıyıcısı sivrisinekler

Sayın Sivrisinek,

Âni  el kol reflekslerimle her fırsatta  gerçekleştirdiğim savurma hareketlerime rağmen, dün gece yatağımın üzerindeki  uçuşa  yasak bölgeyi ihlâl ettin.

Saat 04:30 sularında hem de uykumun şahikalarındayken,  ayak bileğime yaptığın taarruz neticesinde uyanıverdim.

Sense,  Ağustos sıcağından ve gece karanlığından  faydalanarak odamı terk ettin. Odamın lambasını yaktığımda değil sen, yörüngen bile  ortalıkta yoktu. İşini profesyonelce  ve antenlerini bile kırpmadan, hunharca gerçekleştirmiştin.

Uyku sersemiydim, canımın yandığını hatırlıyorum o kadar. Tekrar uyumuşum.

Tam  güzel  hülyalara dalmıştım ki, bu sefer de  hiç sıkılmadan, sol dirseğimin üzerindeki verimli alana izinsiz konarak,  kırmızı yakıt ikmâlini  gerçekleştirdin.

Allah gözünü doyursun, hadi ayak bileğimi sömürdün, dirseğimden ne istedin?

İçgüdülerim, sokak lambasından odamın penceresine, oradan da  içeriye sızan ışık hüzmesinin büyüsüne kapılarak, açık pencereden  intikâl ettiğini söylüyor.

Bak  şimdi…