Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Darbe Günlüğüm 14

AK  Parti ,  paralel bir devlet yapılanması olan  FETÖ ile mücadele  ediyor. Önerme bu kadar  basit  mi gerçekten?  Kesinlikle değil.

FETÖ’nün  ulusal , uluslar arası  ve  hatta  uluslarüstü  bağlantıları bir bir ortaya çıkıyor. ABD-CIA’nin himaye   ve  yönlendirmesiyle, dünyanın  yüz  altmışa  yakın  ülkesindeki  örgütlenmişliği  ve   sızdığı  kılcallar  ortada.

FETÖ hareketi,  genelde  Batı’nın, özelde ABD’nin,   yüzyıllarca    farklı  şekillerde  denediği  emperyalist  işgal  girişimlerinin, en kurnazca  ve  daha önce hiç denenmemiş  olanıdır. 

ABD-CIA  güdümlü  FETÖ hareketi bir  cümleyle anlatılmak istense;  taşı delen  suyun tazyiki değil, damlaların sürekliliğidir   lafı tam da bu organizasyonu  karşılayacaktır.

Yeryüzünde  ilk kez  denenmiş bir yöntem olan  FETÖ/PDY (Paralel Devlet Yapılanması)  oluşumunun   profesyonelliği  nerede gizlidir?  

Suçüstü yakalanıldığında bile, failine, azmettiricisine,  kanunlar önünde   ciddî bir kıvırma  ve  manevra sahası  bırakan hayalet bir orga…

Darbe Günlüğüm 13

Yılmaz Özdil.
Kısa , anlaşılır  ve  basit yazılar yazıyor.  Oldukça  da akıcı.
Ama  Cumhurbaşkanına  duyduğu  kin ve nefret gözünü o kadar bürümüş ki…
Bu kin ve nefretten ötürü de,  çok basit mantık hataları yapıyor.
Şöyle buyurmuş:

Demokrasi nöbeti filan, geçiniz kardeşim…
Demokrasiyi değil, dombırayı , Tayyip Erdoğan’ı korumak için sokaklara çıkıldığını hepimiz biliyoruz. (Sözcü 30.07.2016)
Bu cümleleri  okuyup da, Türkiye’deki cumhurbaşkanının  seçiliş  biçimini  bilmeyen birisi kesin şöyle düşünür:
Bu ülkenin  cumhurbaşkanı  herhalde , demokrasi dışı bir yöntemle, mesela  askerî  bir darbe neticesinde gelip devletin başına çöktü. Yani demokratik bir seçimle başa gelmedi.
Ya da ; bu ülkede krallık var.  İktidar babadan oğula geçiyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan  da bu hanedanın bir parçası olarak, demokratik  seçimle değil,  babadan oğula  geçen bir mirası devralmış.
Devletin başına öyle geçmiş.
Ama hiçbiri.
Biliyorum  Yılmaz Özdil, bazı şeyler  çok ağrına gidiyor.
İçine bu kadar dert olmasa, …

Darbe Günlüğüm 12

Sıçtık.  
ABD ve CIA’nın   dünya ülkelerini uzaktan kumandayla  istediği gibi  yönlendirebileceğini düşünen   üst kurmay  zekâsının  dilinde bugünlerde muhtemelen bu kelime vardır.

Bu sefer sıçtık.
ABD,  dünya ülkelerine,  ağzından salyalar saçan kudurmuş bir köpek gibi saldırırken, Türkiye’yi   ana  üs olarak seçti.
Çok basit gibi görünen “abi-abla”  lar aracılığı ile dünya siyasî   ve istihbarat  tarihinde  daha önce görülmemiş değişik bir yöntemi  1970’lerin sonuna doğru hayata geçirdi.  
FETÖ/PDY –Paralel Devlet Yapılanması  marifetiyle dünyanın 160 ülkesinde   okullar  ve finans  gücüyle bu yöntemi uyguladı…Kale içten fethedilecek, Türkiye  ele geçirilecekti. 
Kirli hesap tutmadı.
15 Temmuz 2016 tarihli hareket, CIA-ABD yönlendirmesi ve FETÖ/PDY eliyle, neredeyse hipnotize edilmiş  ajanlar aracılığıyla , askerî  darbe görünümlü  fiilî  ve  fizikî  işgal hareketiydi.
Şimdi ise  saflar artık zaten iyiden iyiye netleşiyor.  Meselenin Türkiye ayağındaki bu ayrışma, aslında yüzyetmişyedi  …

Darbe Günlüğüm 11

2011 yılında, Türk Hava Kuvvetleri’neaitF16 savaş uçakları,34 tane masum Kürt köylüsünü Uludere’de gözünü kırpmadan bombalamıştı. Katledilenler, PKK’ yabırakın sempati duymayı, terör örgütüne karşıdevletin yanında yer almışkorucu ailelerin çocuklarından oluşuyordu. Olay sonrasıcenazelerin, örgütün propaganda aracı haline getirilmeye çalışılması, PKK’nın politik bir hamlesiydi ki, o ayrı bir konu. 26 Mayıs2012 tarihinden beri,haber ajanslarınayaklaşık yarım saat  önce düşen aşağıdaki türden bir haberiise iştahla bekliyordum: “İdris Naim Şahin’eUludere için yargılanma talebi . Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelen avukat Müşir Deliduman, suç duyurusu dilekçesini savcılığa sundu. Avukat Deliduman, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sonrası tutuklanan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk ile eski  İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in 28 Aralık 2011'de Şırnak'ın Uludere ilçesinde 34 kişinin savaş uçaklarının bombardımanıyla öldürülm…

Darbe Günlüğüm 10

Varsayımsal bir örnek olacak ancak,15 Temmuz   2016' ‘daki  askerî cunta girişimi aracılığı ile, Türkiye’yi fiili ve fizikî işgal hareketinde yaşadığımız durumu somutlamak için  aşağıdaki yolu tercih etmek durumundayım.
Bir  ticarî  işletmeniz olsun.
Ben de piyasada size  rakip başka bir şirketin yöneticisiyim. Ancak, sizi öyle rakip olarak ilân etmişliğim falan da  yok. 
Buna  rağmen  bir sinsilik  yapıyorum ve  sizin  şirketinize hem de  en  kritik noktadaki  biriminize  kendi  adamımı  tayin ediyorum. Muhasebe müdürü meselâ.
Şirketinizden, kendi şirketime sürekli bilgi aktarıyorum.Yaptığınız ticarî antlaşmalar, geliştirdiğiniz  projeler, fizibilite  raporlarınız, AR-GE bölümünüzde  üzerinde  çalıştığınız taslak halindeki emsali yapılmamış  ürünler, gireceğiniz ihâleler, teklif bedelleriniz…
Şirketinizin, çalışanlarınızın  kurumsal ve kişisel tüm hedeflerine kadar, an be an benim veri bankamda  toplanıyor olsun.
En kritik yere geliyorum;  bu bilgilere  sahip olmama rağmen, sözgelimi…

Darbe Günlüğüm 9

FETÖ nün, dillere destan,  senelerce kime hizmet ettiğini  tam anlamlandıramadığımız, bu yüzden bazen gururla , bazen şüpheyle baktığımız o  meşhur  okulları.
Dünyanın yüzlerce ülkesine, haritada bile belki yerini gösteremeyeceğimiz ülkelerine dağılmış FETÖ okulları.
Bir dönem, Samanyolu TV ekrânlarında, Barış Manço şarkılarını  Afrika aksanıyla söylemeye çalışan o  çocukları gördükçe içimiz bir  hoş oluyordu.
Sadece orası da değil, özellikle  Orta Asya Türk  Cumhuriyetlerinde  de  durum farklı değildi.
Ya Türkçe  olimpiyatları ?
Taşlar yerine oturduktan sonra, bir dönem  kafamızda oluşan soru işaretlerinin cevabı da  iyiden iyiye netleşti.
Çalışma arkadaşlarımdan Mehmet Emanet, facebook sayfasında yazdığı bir yorumu ulaştırdı bana.  
Dünyanın değişik  coğrafyalarına  mantar gibi yayılmış olan  FETÖ   okullarıyla ilgili  değişik bir açıyı yakalamış.  Görebildiğim kadarıyla da, birçok kişiden önce dillendirme kıvraklığını göstermiş.
Milletçe  henüz 15 Temmuz 2016  tarihli  ihanet soslu  asker…

Darbe Günlüğüm 8

Bireysel intihar saldırıları görmüştük ancakkitlesel bir intihar saldırısı hiç görmemiştik. Onu da milletçe yaşamış olduk. Anlayacağınız, takvim yılı2016’ya geldiğinde, Türkiye Cumhuriyeti’niyıkmak için,küreselgüçlerindenemediği yol kalmadı.Burada tekrar etmeyeceğim.Herkeszaten biliyor. Aklımdan geçenleri ve endişeyle bekledilerimi birazdanokuyacaksınız. Yeminli Türkiye düşmanları , bu işteöncelik sırasını neye göre belirleyeceklerbilmiyorum tabii ki.Amadikkatli olmakta fayda var. Biliyorum içimizdeki cunta heveslilerinin beklentileriyle küresel kraliyetçi üst kurmay aklınistekleriaynı. 

Daha açık söyleyeyim; siyasal iktidarın gitmesini ve onun yerine,Türkiye’nin yeminlive tarihsel dış düşmanlarınıngetirtmek istediği bir yönetimionaylayanlarımız var.Neyse buayrı bir maya sorunu! Bunları yazmamın sebebi,ülke olarak, birseviye üst siyasîbir bilinç yakalamak zorunda olmamızdır. ABD’ninana kumanda masasında yönetmenliğini yaptığı vebaşrollerinde uluslararası bazıyabancı istihbarat örgütlerini…

Darbe Günlüğüm 7

Başta Hava Kuvvetlerieski komutanı, aynı zamandadaYüksek Askeri Şûra üyesiOrg. Akın Öztürk’ün, ayrıca diğer generallerinAnadolu Ajansı tarafındanbasına dağıtılansorgu sonrası ilk gözaltı görüntüleri hâlâakıllarımızdadır. Yüzlerce masum sivilinkatliam emrini vermiş olsalar bileo tablobeni üzmüş, keşke hiç yaşanmasaydı demiştim. Ha, bunu söylerken, şâyet başarılı olsalardı, darbeninbaşarıya ulaştığı o sabah, binlerce insanı evlerindenalıp sorgusuz sualsiz işkencehanelerine götüreceklerini de biliyordum. Ama buna rağmen, insanî bir reaksiyon olsa gerek, elimde değil böyle düşünmüştüm. Şimdi söyleyeceğim şeyi, Türkiye’de yaşayanbir bayana ya da askerliğini yapmamış birisine anlatmak imkansız. Ancak askerliğini yapan her Türk vatandaşı,generallerin orduda ilahlık mertebesinekadar nasıl da yüceltildiğini iyi bilir. Ordudayken kendileriyle sıradan bir asker olarak, tesadüfen dahi olsa, göz teması kurabilmenin yazılı olarak olmasa bile, fiilen yasak olduğu bir iklimden…Sorgudaki ohâllerine. Hiç şüp…

Darbe Günlüğüm 6

Amerika Birleşik Devletleri,malum destekçisibirkaç büyük ülkeyle beraber, dünyanın başına musallat olmuş, yeryüzündeki zulmün tanrısı ve insanoğlununbaşının belası bir ülkedir. Siz bunadünyanınşeytanıdadiyebilirsiniz. Öyle ki, sabahlarıAmerikan Başkonsolosluğu’nun ana giriş kapısının önündenarabamla geçerken, vize randevusu için sıraya girmiş yurdum insanlarını hergördüğümde “Ne olur, bir gün bunların kapısında vize için sıra bekletmek zorunda bırakma beni Allahım” diye dua ettiğim çok olmuştur. Bu da nereden çıktı ? Tahmin ediyorsunuzdur. FETÖ’nün başıPensilvanya’da, CIA ile birlikte suçüstü yakalandı. Ancak hâlâkıvırıyorlar. Bu aradakarışmayın da, darbenin hemen ertesindeilk kez yazmış olmanın keyfini yaşayayım. Çünkü bugünlerde artık birçok yerden aynı şeyi duymaya ve okumaya başlıyorum. “Fethullah Gülen, ABD-CIAelinde artık canlı bir bombadır” demiştim. Evet canlı bir bombadır ve her an patlamaya hazırdır. Yakalanırsabülbül gibi konuşacaktır. İşte bu yüzden, tam da bugünlerde ani bir ölü…

Darbe Günlüğüm 5

Artık saflarbelli olmaya başlıyor. Recep Tayyip Erdoğan’aduyduğu kinden dolayı gözleri kararmış kitlelerle, onave davasına duyduğubağlılıktan dolayıgözlerini karartmış kitlelerdeiyiden iyiye netleşiyor. Şahsîkanaatim, bir insandannefret etmek içinonyüzbinmilyonlarcasebep bulunabilecekken, bir insanı sevmek içingeçerli birkaç neden bulmak çok daha zordur. Bunu niye söylüyorum? Benceona nefret duyanların işi daha zor da ondan söylüyorum. Hem de çok zor. Çünküona, kavgasına ve davasına bağlı olanlar, insanların kendisinden niçin nefret ettiğini rahatlıkla anlayabiliyor. Fakat, açık açıksöyleyemeseler de,darbecilerin suikastinden kurtulmasından rahatsızlık duyan, 15 Temmuz 2016 askerî darbe girişiminin başarısız olmasındanciddi rahatsızlık duyan kitle, insanların kendisine niçin bu kadar bağlı olduğunu bir türlü anlayamıyorlar. Eviriyorlar, çeviriyorlar, öyle yapıyorlar, böyle yapıyorlar, bir türlüaritmetik geçerliği olan birmantık bulamıyorlar. Menfaat ? Cehalet ? Halk kitleleri ?..yok yok,…

Darbe Günlüğüm 4

FETÖ ile ilgili  herkes  gibi ben de çok şeyler duyuyordum.
Meselâ bu harekete  mensup, hareketin bu şekilde canileşeceğini bilmeyen  bazı tanıdıklarıma da bizzat sorduğum  oluyordu bazen  :
 “ Fethullah Gülen niçin Pensilvanya’da, neden Türkiye’ye hiç gelmiyor?”
Cevap samimiyetle geliyordu : “Biz de bilmiyoruz ki...”
Onlar da bir şey bilmiyorlardı. Çünkü  belki de  Amerikan istihbaratı  ve  birkaç kişi dışında hiç kimse bilmiyordu  neden ülkeye gelmediğini.
Gülen terör hareketini incelemeye aldığımızda ise dünya siyasî tarihinde bugüne kadar var olmuş ve hâlen varlıklarını sürdüren diğer terör oluşumlarından çok  kritik üç farkını sistemli olarak toparlayalım.
1.  Örgüt  üyelerinin sosyal kimlikleri açısından:
FETÖ,  yapısal olarak  halktan sıyrılmış durumdaydı. Belli bir eğitim düzeyinin altındaki insanlar örgüte "en fazla" sempati duyabiliyorlardı. Yani ana organizasyon şemasının kenarından köşesinden bile geçemiyorlardı.
Adliye, mülkiye, harbiye, emniyet ve kamunun diğer unsurl…