Ana içeriğe atla

Darbe Günlüğüm 30


Dün gece  DAEŞ adlı soysuz örgüt  Gaziantep’te bir düğünde  canlı bomba eylemi gerçekleştirdi.

Yazıyı yayına hazırladığım 21.08.2016  Pazar günü saat 11:30 sularında, Gaziantep Valiliği’nin  yaptığı son dakika açıklamasına göre ise,  hayatını kaybedenlerin sayısı 50’ye  yükseldi.

Kritik bir süreçten geçiyoruz. 

Batı dünyası ve  yerli  işbirlikçileri  ağzından salyalar saçarak  millî bağımsızlığımıza  ve birliğimize yönelik saldırı içerisinde.

Bugün otuzuncusunu yayımladığım "Darbe Günlüğüm" yazı dizisini takip edenler  iyi biliyor. Günlerdir söylüyoruz, ciddî  saldırılar, tehlikeli süreçler bekliyor ülkemizi diye. Olası senaryolar da bir bir  tahakkuk ediyor.

Askerî darbe görünümlü Türkiye Cumhuriyeti’ni  işgal hareketi başarısız olunca, kahpe terör organizasyonları, üstlerine düşen ve kendilerine emredilen görevleri yerine getirmeye başladılar…

Yuvarlak bir masada oynanan bir kağıt oyunu gibi. 

Terör örgütlerinin hepsi  belli bir düzende   sırasını bekliyor.  PKK,   DAEŞ,   DHKP-C, FETÖ/PDY…

Sadece  en büyük ağabeylerce kurdurulan bu saydığım terör örgütleri değil, o ağabeylerin kendileri de masada…

Eylem sırası geldiğinde bir an gecikme ya da tereddüt gösteren olursa; diğeri  hemen uyarıyor :

Evet, sıra sende , oyna !” der gibi gelişiyor  şiddet sarmalı.

ABD, CIA, İsveç, Almanya, Avusturya, İngiltere, Fransa…

Son bir aydır  verdikleri demeçlere,  kendi ülkelerindeki  havalimanlarının duvarlarına Türkiye  aleyhinde yazdırdıkları politik ve hatta  cinsel içerikli  iftira mesajlarına kadar...

Destekledikleri bir askerî  darbe girişimi, nasıl olur da başarısızlıkla sonuçlanır diye cinnet hâlindeler.

Evet, en büyük abi olan bu haçlı-siyonist ittifakı bir cinnet geçiriyor.  Ve bu cinnet, kurdurdukları terör organizasyonlarına  da sıçradı.

Dün gece Gaziantep’te  DAEŞ’in gerçekleştirdiği düşünülen canlı bomba eylemi ile ilgili HDP'den yapılan açıklama ise şöyle :

Partili üyelerimizin düğününe yönelik terör saldırısı sonucunda salonda bulunan çoğunluğu kadın ve çocuk çok sayıda yurttaşımız yaşamını yitirdi, çok sayıda yaralımız var. Acımız büyük. Bu saldırıyı yapanları, arkasındaki güçleri, zihniyeti en sert biçimde kınıyor ve lanetliyoruz. (BBC Türkçe- 21.08.2016- saat: 11:30)

Kınıyor ve lanetliyorsun da,  o zihniyetin, o terör zihniyetinin savunuculuğundan bir sıyrılsan, terörün ayırım yapmadığını görsen.  

Ölenler Kürt olsa ne olur,Türk olsa ne olur? Millî huzura, canlara  yönelik bir suikast değil midir bu eylem?

Şimdi HDP  lideri  Selahattin Demirtaş’a  açıkça soruyorum;  dün gece Gaziantep’teki düğünde, masum Kürtleri katleden o soysuz  örgüt DAEŞ’in  sapıklarına emri verenin, sözcülüğünü yaptığın PKK ile ittifak eden ABD olduğunu bilmiyor musun gerçekten ?

Sabrın sonu ile




Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye'nin yeminli düşmanları ve Türk halkının kurmay zekâsı

Bir tâcir.
Parmağı kesilse, yaraya nasıl müdahale  etmesi gerektiğini bile bilmeyebilir.  Ancak, ticâri  zekâsı sayesinde bir bakarsınız, özel  hastane  açmıştır.
Bu sâyede de, serum sistatin C’nin,  kreatinin klirensine alternatif olarak kullanılıp kullanılamayacağı konusunda bile yorum yapabilecek çok sayıda tıp doktorunun patronu olmuştur.
Bir  vatandaş.
Yüksek tahsilli olmayabilir.  Uluslararası ilişkilerde yüksek lisans derecesi de almamıştır.
Siyaset bilimi ile ilgili tarihî kitaplar okumamış, idâre hukuku konusunda hiç donanım sahibi de değildir.
Ama, ama !
Basireti, vizyonu, sezgileri, zekâsı, ön  görüleri, gözlem, sentez ve mukayese yeteneği sayesinde siyasî atmosferi koklamayı çok iyi biliyordur.
Bu sayede, memleketinin, ülkesinin, vatanının  dostunu,  düşmanını  çok iyi kavramıştır.
Yaşadığı ülkenin gerçek dostu kim, gerçek düşmanı kim?
Hain nedir, ekmek yediği kaba  pislemek nedir? Bunları cevaplamak için tereddüt duymaz. Hedefi on ikiden vurur.
Bu kişi hele bir de  yaşadığımız  coğr…

DAMAR ÇATLAMASI VE OLASI SONUÇLARI

Ortalama bir insan bedenindeki kılcal damarların toplam uzunluğu 40 bin kilometre civarındadır. Tam da ekvatorun çevresinin uzunluğuna eşit. 
‘Her insan ayrı bir dünya’ sözüne ne kadar da denk düşüyor bu sayısal tevâfuk. 
Yani vücudumuzun her yerinde kılcal damarlar var dersek, mübâlağa etmemiş oluruz. 
Sadece kılcal da değil. Bunun toplardamarı var, atardamarı var. Kirli kanı taşıyanı var, temiz kanı taşıyanı var. 
Hepsinin yanında tıp kitaplarında adı geçmeyen bir de ar damarı var. 
Bilimsel ve akademik tıp ne kadar terakkiperver bir seyir izlerse izlesin, ar damarının insan bünyesindeki yeri tam olarak tespit edilememiştir. 
Hoş bunu tespit etmek için hassaten bir çaba gösterildiği de söylenemez ya. 
İnsan vücudunda bulunan toplar, atar ya da kılcal damarlarda görülen marazi bir durum, sözgelimi bir damar çatlağı, üzerinde taşındığı bünyeyi hastalığa dûçâr eder.
Tedavi edilmezse, hastalık sahibine ciddi zararlar getirebilir. Ancak önemlidir ki; insan vücudundaki yaşamsal da…

BUGÜN AREFE ( Mİ ) ?

Arefe günü, müslümanlar için dini bayramlarımızdan, yani ramazan ve kurban bayramından bir önceki güne verilen addır.
Hatta duvar takvimlerinden, basın yayın organlarına kadar, ramazan bayramından bir önceki güne de arefe günü dendiğini biliriz.
Ancak, islam dinine göre, arefe günü, aslında yalnızca kurban bayramından bir önceki güne denir.

Yani, ramazan bayramından bir önceki güne denmez.
Yanlış duymadınız.
Biraz açarsak ;
İslam inancına göre, Mekke'nin güneydoğusundaki Arafat Dağı, Hz. Adem ile Hz. Havva'nın yeryüzünde ilk buluştukları yerdir.
Kurban bayramında ifa edilen hac ibadetinin tam olarak yerine getirilebilmesi için ise, hacıların Arafat Dağı'nda topluca ibadet etmesi ve tıpkı mahşer gününü yaşar gibi o an orada bulunmaları gerekmektedir.
Bunu da arefe günü, anlayarak, hissederek yapmaları gerekmektedir.(Arefe : kelime anlamı itibariyle, anladı, kavradı, bildi demektir)
İşte en genel anlamıyla, Allah'ı anlamak, kavramak, kendine yakın hissetmek, bilmek, anlamına ge…