Ana içeriğe atla

Orta Doğu ve Türkiye


Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Darbe Günlüğüm 31

Ana kumanda masasında ABD’nin olduğu, maşa olarak da FETÖ/PDY’yi (Paralel Devlet Yapılanması) kullandığı,  15 Temmuz 2016 askerî  darbe görünümlü Türkiye’yi  işgal ve fiili teslim alma kalkışması sonrası  gündemi sürekli  izlemeye çalışıyoruz.
İşte bu bağlamda benim de yolum, Cumhuriyet'ten bir köşe yazısına düştü bugün.
Cumhuriyet  gazetesi köşe yazarı  Şükran Soner’in "Korku dayatmalı diktatörleşme…"başlıklı dünkü yani  20.08.2016 Cumartesi günkü köşe  yazısını  okumaya başladığımda ise  ömrümde yaşamadığım  bir şaşkınlık yaşadım.
Şaşkınlığım  daha ilk cümlede başladı. Çünkü  koskoca yazının paragraflarında  saçmalamanın da ötesinde abuk sabukluklar vardı. Az sonra alıntılayacağım paragraflardan  çıkarılacak tek bir ana fikir ya  da  ana düşünce neredeyse yoktu.
Kusursuz bir saçmalık”  yığınıydı okuduklarım. Sakın, Şükran Soner’in  görüşlerini beğenmediğim gibi  bir şey anlamayın. Keşke öyle olsa…O zaman okudum da  işime gelmedi derdim.
Diyebilirim ki; hayatımda hiçbir  kö…

Türkiye'nin yeminli düşmanları ve Türk halkının kurmay zekâsı

Bir tâcir.
Parmağı kesilse, yaraya nasıl müdahale  etmesi gerektiğini bile bilmeyebilir.  Ancak, ticâri  zekâsı sayesinde bir bakarsınız, özel  hastane  açmıştır.
Bu sâyede de, serum sistatin C’nin,  kreatinin klirensine alternatif olarak kullanılıp kullanılamayacağı konusunda bile yorum yapabilecek çok sayıda tıp doktorunun patronu olmuştur.
Bir  vatandaş.
Yüksek tahsilli olmayabilir.  Uluslararası ilişkilerde yüksek lisans derecesi de almamıştır.
Siyaset bilimi ile ilgili tarihî kitaplar okumamış, idâre hukuku konusunda hiç donanım sahibi de değildir.
Ama, ama !
Basireti, vizyonu, sezgileri, zekâsı, ön  görüleri, gözlem, sentez ve mukayese yeteneği sayesinde siyasî atmosferi koklamayı çok iyi biliyordur.
Bu sayede, memleketinin, ülkesinin, vatanının  dostunu,  düşmanını  çok iyi kavramıştır.
Yaşadığı ülkenin gerçek dostu kim, gerçek düşmanı kim?
Hain nedir, ekmek yediği kaba  pislemek nedir? Bunları cevaplamak için tereddüt duymaz. Hedefi on ikiden vurur.
Bu kişi hele bir de  yaşadığımız  coğr…

Darbe Günlüğüm 24

Yaşadığımız  acı büyük. Ama iki tür acı var.
Birincisi; askerî  darbe görünümlü  işgâl hareketinin püskürtülmesi esnasında  şehit olan insanların  yüreğimizde yarattığı acıdır. Bu birinci  acıyı, memleketini, bayrağını, kitabını, toprağını, halkını, milletini seven, onurlu herkes yaşıyor.
Bu acıların ikincisi  ise;  askerî  darbe görünümlü  Türkiye’yi  işgâl  hareketinin başarısızlığa uğramasından duyulan  büyük  ve derin acı.
İşte bu ikinci gruba dahil olanlar, Cumhurbaşkanı ve ailesinin suikastten kurtulmasından, TBMM’nin tamamının değil de bir kısmının bombalanmasından, hükûmet üyelerinin hepsinin idam edilmemesinden rahatsız ve büyük acı duyuyor.
Yetmiyor, Genelkurmay Başkanının ve darbeye destek vermeyen diğer kuvvet komutanlarının hayatta kalmasından, katledilmemesinden  rahatsızlık duyuyor. 
Tankların, o gece sokaklara dökülen vatandaşların tamamını  ezmemesinden, hepsini imhâ etmemesinden rahatsızlık duyuyor.
Bir  TC kimlik numarası sahibi olan, aramızda yaşayan bu kişiler ve köşe …